cocuklarımız..
Bebeklerin ulusu yoktur, masumdur onlar, günahsızdır. Onları kürt, türk, Laz, Cerkes diye ayıramazsınız.
Siz hiç farklı bir dilde ağlayan bebek gördünüz mü?
Birer melektir onlar, dini, dili, ırkı olmayan birer melek.. Biraz büyüyüpte çocuk olduklarında başlar değişim. Kimi doğustan şanslıdır, kimi doğuştan bahtsız..
kimi el üstünde tutulur, şımartılır, çok çeşitli yemeklerini yer ,kiminin yüzüne bakılmaz, ilgilenilmez. Bir soğan ve bir tas çorbadan başka yiyecek bulamaz.
Kimileri kuş tüyü yataklarında yatıp kolajlerde okurken, kimileri taş sedirlerde yatıp, elektriği ve suyu olmayan köylerinde bir vekil öğretmen bekler gözlerini yatırıp tozlu, taşlı yollara...
İşte burasıdır insanlığın kırılma noktası.. İşte burasıdır değişimin evrimini tamamlamaya başladığı an. Dil, din ve ırkın kendisini hissettirmeye başladığı melun zaman...
Şimdi söylermisiniz?
Bu cocuklar kimin? Kürt olduğu için sizin mi, yoksa Türk olduğu için bizim mi?
O çocuk doğduğunda kürtçemi ağlıyordu, ya bizim ki? Bizim çocuk Türkçe mi ağlamıştı?
Peki... Siz kimsiniz, biz kimiz?
Hepimiz bir, hepimiz tek değilmiyiz?
çocuk 

6/12/2008